30 Mart 2012 Cuma

BABA BABA BABA


Bartu'dan ilk bilinçli "BABA"yı Skype vasıtasıyla duydum.

19 Mart'ta Bakü'ye geldiğimden beri birbirimizle ancak Skype ile görebiliyoruz. Bartu artık babasını bilgisayar ekranındaki sanal bir kahraman zannediyor sanırım.
Ben ise burada "BABA BABA BABBA" diyerek kollarıma koşacağın günü sabırsızlıkla bekliyorum.



9 Aralık 2011 Cuma

ADUUUKET

Çocukluğumda izlediğim ve beni etkileyen çizgi filmleri yazmıştım. Şimdi sıra bugüne kadar oynamış olduğum ve etkilendiğim bilgisayar oyunlarını da yazacağım.

HEROES Of MIGHT & MAGIC Serisi
Kesinlikle birinci sıraya yazacağım ve en çok vakit harcadığım oyun bu. Farklı ırklarla bir harita üzerinde Dünya'ya hakim olma mücadelesi verilen oyun. Bugünlerde çok takip edemesem de altıncı oyunu çıkan serinin bence en iyisi üçüncüsü idi.


SENSIBLE SOCCER (Amiga 500)
Amiga 500. O da ne? diyecek Bartu, belki de. Commodore firmasının seksenli yılların ortasındaki çıkarttığı efsane oyun makinesiydi Amiga 500. Şimdilerde nasıl Fifa -PES kapışması varsa o zaman da Amigacılar için Kick-off ile Sensible Soccer için aynı şey söz konusuydu. Her pozisyonda tepkileri ile beni yerimden zıplatan spikeri ve koca kafalı oyuncuları ile Sensible'a gönül vermiştim. Özellikle İngiltere üçüncü liginden başlayan Kariyer mücadelesinde ilk sezonda Cardiff ile Manchester United'ı Lig Kupası finalinde yenmenin keyfine doyum olmazdı. :)


FIFA 99
Bu oyunda beni etkileyen kesin Ali Sami Yen'in stadının oluşu ve maç sırasındaki "Cim Bom Bom" tezahüratlarıydı. Fatih Terim ve talebeleri UEFA kupasını kaldırmadan önce Şampiyonlar Ligi'ni kazanmak da çok zevkliydi.

STREET FIGHTER Serisi
Farklı ülkelerden farklı stillerde dövüşçüler ve bitmek tükenmez bir dövüş turnuvası. Bu oyunla İstanbul'daki ilk alışveriş merkezi Galeria'nın içindeki Fame City'de tanışmıştım. Serinin ilk oyununda kırmızı saçlı bir dövüşçü ile oyuna başlıyordun. Serinin ikinci oyunu benim için tüm zamanlardaki en iyi dövüş oyunudur. Bu oyunda da yine oyuncular ikiye ayrılırdı. Ryu sevenler ve Ken sevenler. Her ikisi de aynı özelliklere sahipti ama karakterleri farklıydı. Ryu sorumluluk sahibi iken Ken ise daha gösteriş meraklısı ve disiplinsizdir.


Photobucket

22 Kasım 2011 Salı

Bartu ve Müzik

Uzmanlar çocuklara klasik müzik dinletilmesini öneriyorlar.

Bartu ise "ROCK müzikten başkasını dinlemem" diyor.


28 Ekim 2011 Cuma

İYİ Kİ DOĞDUN BARTU


Bugün 28 Ekim 2011 ve Bartu tam bir yaşında. :)

Ne kadar çabuk geçiyor zaman.

Daha dün gibi doğduğun gün.

Senin gelişinle bütün önceliklerimiz değişti.

Akşamları eve sabırsızca dönüş nedenim oldun.
Sabahları 5 dk daha fazla görebilmek için erken uyanma nedenim.
Geceleri her küçük seste yataktan zıplama nedenim.
Öğrendiğin her yeni hareketinde sevinç gözyaşım oldun.

İYİ Kİ DOĞDUN BARTU.

İYİ Kİ DOĞDUN CANIM OĞLUM.


15 Eylül 2011 Perşembe

Direksiyon Aşkı

Artık kocaman oldu Bartu. Dile kolay on buçuk aydır bizimle beraber. :) Son zamanlardaki en büyük tutkumuz ise direksiyonlar. Erkeklerde içgüdüsel herhalde bu dürtüler. Bartu da nerede direksiyon görse hemen yapışıyor ona. Tekne, otomobil, uçak her ne olursa olsun direksiyonda olmak kontrolü eline almak bebek iken bile önemli demek ki.

Hani bizim evin direksiyonuna çoktan oturdu ya, neyse...

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Bartu'nun İlk Yaz Tatili

Sekiz ayını dolduran Bartu denizle tanıştı. Sandığımızın aksine suyla ilişkisi ilk gün dışında problemli olmadı. Hatta tatilin ortasından sonra denizde olmaktan oldukça keyif alır hale gelmişti. Suda iken attığı mutluluk çığlıkları bende bu izlenimi yarattı.

Aynı zamanda bu tatil Bartu'nun sosyalleşmesi açısından da oldukça olumlu geçti. Hemen kaynaşmasa da, artık ilk defa gördüğü insanları dövecekmiş gibi bakmıyor en azından. :)

17 Haziran 2011 Cuma

GÜÇ BENDE ARTIK!

Ne çok çizgi film izlerdik küçükken. Seksenlerde izlediğim ve beni etkileyen çizgi filmlerin bazılarını Bartu da öğrensin diye buraya yazmaya ve ofis imkanları ile çizebildiğim kadarıyla ona tanıtmaya çalışacağım.

Şirinler (Smurfs = Socalist Men Under Red Flag)
Karl Marx'a benzeyen Şirin Babanın yönetiminde komün hayatı yaşayan mavi renkli yaratıkların hikayesini anlatırdı. Şirinleri yakalayıp altına çevirmek isteyen Gargamel'de kapitalizmi simgeliyordu. Bu yazıyı yazmama vesile de aslında haftasonu şirinlerin filminin fragmanını görmüş olmamdır.


Clementine
Psikopat yapımcıların oluşturduğu bir çizgi filmdi. Bizim nesildeki manyakların çoğunun nedeni bu dizi olabilir. Pastel renkleri ile genelde iç karartan havası olan çizgi film Clementine isimli kız çocuğu ile ilgiliydi. Celementine'in şeytanı simgeleyen Malmot ile mücadelesini anlatıyordu. Normalde tekerlekli sandalyeye mahkum olan Clementine iyi peri Emera'nın sayesinde zamanda yolculuk yapıyor ve Malmot'un geçmiş zamanlardaki kötü adamları ile karşılaşıyordu. Hiç bir zaman Malmot'un ufak kızdan ne istediğini anlayamadığım bir çizgi filmdi. En çok sevdiğim ise kafasındaki pervane ile uçan kedi idi.


He-Man and The Masters Of The Universe
Bir çizgi roman klasiğidir şizofren insanlar. Bu hasta ruhlu kahramanlardan biri olan He-Man ve arkadaşları İskeletorun kötü emellerine karşı mücadele etmekteydiler. Gölgeler Şatosunun gücünü kendi bedeninde toplayan Prens Adam, He-Man'e dönüşüp çok güçlü bir savaşçı olmaktaydı. Bence dizinin en renkli karakterleri "Orko" ile isminden dolayı "Hayvan Adam"dı.

Photobucket